Hiç azınlık oldunuz mu?” üzerinde bir yorum

  1. Bu yazıma 22 Eylül 2012 tarihinde rahmetli olan sayın Yüksel Önaçan Beyefendinin bir öğretmen bakış açısıyla kaleme aldığı kısa yorumunu ekliyorum. Empati yapabilmek açısından faydalı olabileceğini umarak…
    Rabbim rahmet eylesin mekanı cennet olsun. İsra Doğan

    Oradaki çocuklar ne mi oldu?
    Yıllar önce görevli olduğum sırada öğrencilerimin oranın dilini öğrenmeleri için ısrarcıydım.
    Aradan 25 yıl geçince gittiğimde gördüm ki okula giden çocukların anadillerini bilmediklerini gördüm.
    Türkiye’ye geldiklerinde yaşadıkları o ülkenin dilini konumalarına sebep ‘hava atmak’ değil, o çocukların anadillerini konuşamamalarından kaynaklanıyor. Bazan ana-babalarını uyarmak geçiyor içimden çocuklarıyla Türkiye’de olsun anadilleriyle konuşmaları için. Ama çocukları anlamaz ki. Durum bu noktada. Kara KellelerTürk olmaktan gurur duyuyorlar ama ne yazık ki anadillerini konuşamıyorlar.

    Din eğitimini ana-babadan almamış çocuklar, kendi çocuklarına da bu eğitimi veremezler ki. Bu konuda çocukları suçlayamayız. Ama yine de sizin gibi inançları vardır.

    Görev yaptığım eyalette öğretmenlerle 1 yıllık anlaşma yapılır. Ben ve kendi vatandaşları bir öğretmenle 5 yıllık anlaşma yaptılar. Üstün başarılı saydılar bizi. Ne var ki 13.000 öğretmenin içinden sınavla seçilen 150 öğretmenden biri olan beni Türkiye’de iktidar değişince, iktidardaki hükümetin bir mlletvekilinin isteği üzerine geri çağırdılar. Havasını asla sevmediğim o ülkeden Schulamp’ın kalmam için tüm ısrarına rağmen kalmadım ve geri döndüm.

    Bulunduğum yerdeki bir üniversitede DÜNYA DİLLERİ üzerine verdiğim konferans sonunda bana kürsü teklif edildi. Oturumum olmadığı için bu mümkün olmadı. 2 yıl sonra oturum aldığımda kürsünün kapatıldığını söylediler.

    Öğretmenlik için müracaat ettiğimde de dilekçeme eklediğim başarı belgelerine bakıp, beni 20-25 çocukl için değerlendirmeyi değil, çok iyi derecede oranın dilini öğretip, toplum için yararlı olacağımı söyleyip, oyaladılar. Ve sayısı azalmış Türk sınıflarındaki öğrenciler, öğretmenlik kariyerinden çok uzak olan öğretmenlere teslim ediliyordu.

    Konu uzun.
    Güzel özetlemişsiniz.
    İzniniz olursa Facebook sayfamda paylaşmak isterim.

    Paylaşım için teşekkürler, saygı öncelikli sevgiler.

    http://www.edebiyatdefteri.com/yazioku.asp?id=83044

    Beğen

Sizin Yorumunuz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s